İstanbul-İzmir-Ankara-Gaziantep

KAFA ŞEKİL BOZUKLUKLARININ GELİŞİMİ VE TEMEL BİLGİLER

Bölüm 1: Kafa Şekil Bozukluklarının Gelişimi ve Temel Bilgiler

Kask tedavisi (veya kranial ortez tedavisi), bebeğin kafa şeklindeki asimetrileri veya düzleşmeleri düzeltmek için tasarlanmış, kişiye özel üretilen pasif bir medikal cihaz (kask) kullanılarak yapılan tedavi yöntemidir.

Bebeğin kafasının bir tarafının, genellikle sürekli aynı pozisyonda yatmasına bağlı olarak arkadan veya yandan düzleşmesi ve buna bağlı olarak gelişen asimetrik kafa şeklidir. "Yatış pozisyonuna bağlı" gelişir.

Bebeğin kafasının arka kısmının simetrik olarak tamamen düzleşmesi durumudur. Bu durumda kafa normalden daha geniş ve kısa görünür. Genellikle sürekli sırtüstü yatış pozisyonundan kaynaklanır.

Genellikle yan yatış pozisyonuna (özellikle prematüre bebeklerde) bağlı olarak kafanın yanlardan basık, uzun ve dar bir şekil almasıdır.

Bebeklerin kafa kemikleri ilk aylarda çok yumuşaktır ve suturlar (kemikler arası bağlantı noktaları) açıktır. Sürekli aynı noktaya (yatak, puset, ana kucağı) basınç uygulanması, o bölgenin düzleşmesine neden olur.

Hayır, tamamen farklıdır. Kraniosinostoz, kafa kemikleri arasındaki bir veya daha fazla suturun (dikişin) erken kapanması durumudur. Bu durum beynin büyümesini engeller ve cerrahi müdahale gerektirir. Kask tedavisi ise suturların açık olduğu pozisyonel bozukluklar içindir.

Pozisyonel plajiyosefalide kafa şekli "paralelogram" gibidir (bir taraf düzleşirken karşı alın ve kulak öne gelir) ve suturlar açıktır. Kraniosinostozda ise kapanan sutur hattı boyunca büyüme durur ve diğer yönlere doğru anormal bir büyüme (kompanzasyon) olur, kafa şeklinde çıkıntılar ve asimetriler görülür.

1990'larda Ani Bebek Ölümü Sendromu'nu (SIDS) önlemek için başlatılan bu kampanya, bebeklerin sırtüstü yatırılmasını teşvik etmiştir. SIDS oranlarını dramatik olarak düşürmüş, ancak sırtüstü pozisyonda geçirilen sürenin artması pozisyonel kafa şekil bozukluklarının (plajiyosefali/brakiyosefali) görülme sıklığını artırmıştır.

Bilimsel literatüre göre, pozisyonel plajiyosefali görülme sıklığı sağlıklı bebeklerde %15 ila %20 arasında değişmektedir.

Risk faktörleri arasında; ilk bebek olmak, erkek cinsiyet, prematüre doğum, çoğul gebelik (rahim içi sıkışma), azalmış fetal hareketlilik ve tortikolis varlığı sayılabilir.

Tortikolis, boyundaki sternokleidomastoid (SCM) kasının gerginliği veya kısalığı nedeniyle bebeğin başını bir yöne eğip yüzünü karşı yöne çevirmesi durumudur.

Tortikolisi olan bebek, boyun kasındaki gerginlik nedeniyle başını sürekli tercih ettiği bir yöne çevirerek yatar. Bu durum, başın o tarafının sürekli basınca maruz kalmasına ve düzleşmesine (plajiyosefali) neden olur.

Çoğul gebelikler, iri bebek veya annenin rahim yapısı nedeniyle bebeğin anne karnında yeterli hareket alanına sahip olamamasıdır. Bu durum, doğumdan itibaren mevcut olan kafa asimetrilerine yol açabilir.

Pozisyonel (suturların açık olduğu) kafa şekil bozuklukları, genellikle beynin büyümesini engellemez veya beyne fiziksel zarar vermez. Durum öncelikle kozmetik olarak kabul edilir.

Orta ve aşırı vakalar, bebek oturmaya başladıktan (basınç azaldıktan) sonra bir miktar düzelse bile, genellikle kalıcı asimetri veya düzlükle sonuçlanır. Hafif vakalar kendiliğinden düzelebilir.

Bebek 4-5 aylık olup dönmeye ve oturmaya başladığında kafasının arkasındaki basınç azalır. Bu dönemde hafif vakalarda iyileşme görülebilir. Ancak bu iyileşme genellikle orta ve şiddetli vakaları "normal" sınırlara getirmek için yeterli değildir.

Bebeğin uyanıkken ve ebeveyn gözetimindeyken karın üstü yatırılmasıdır. Tummy time, bebeğin başının arkasındaki sürekli basıncı ortadan kaldırır, boyun ve sırt kaslarını güçlendirir ve motor gelişimini destekler.

Pasif yöntem "repozisyonlama" (bebeğin yatış pozisyonunu sürekli değiştirmek) ve "tummy time"dır. Eğer tortikolis varsa, aktif yöntem "fizyoterapi"dir.

Kafa büyümesi en hızlı ilk 6 ayda gerçekleşir. Büyüme 12-18 aya kadar devam eder ancak hızı ciddi oranda yavaşlar. Bu nedenle tedavi için "altın pencere" 4-6 ay arasıdır.

Tedavi, "büyümeyi yönlendirme" (growth guidance) prensibine dayanır. Kask, kafatasını sıkmaz. Sadece düz bölgelerde boşluk bırakarak ve çıkıntılı bölgelere hafifçe temas ederek, beynin büyüme itkisini boş olan (düz) alanlara doğru yönlendirir.